Tarih

Türklerin Anayurdu ve Anayurtta Kurulan İlk Türk Medeniyetleri

Kökeni Asya’nın derinliklerinde başlayan ve insanlık tarihinin önemli ve ciddi bir bölümünü oluşturan, günümüzdeki Türk topluluklarının ihtişamlı ancak bozkır hayatının bir yansıması gibi sade ve mütevazi tarihi olan Türk Tarihi hakkında yazmaya başladığım yazı serisine Türklerin Anayurdu ve Anayurtta Kurulan İlk Türk Medeniyetleri isimli yazıyla başlıyoruz. Türk Tarihi’nin genel seyrini her Türk insanının bilmesi gerekir. Bunu Atatürk şu şekilde ifade etmiştir: “Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve geniş uygarlıklara sahip olmuşlardır. Bunu aramak, tetkik etmek türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Türklerin Anayurdu

  Türklerin anayurdu, Asya Kıtası‘nın orta kesimleri, yani İç Asya olarak bilinen Orta Asya idi. En geniş haliyle ilk Türk yurdu doğu ve batıda Baykal Gölü ile Ural Dağları arasında kalan bölgeydi.

 Türkler zamanla Asya kıtasına, daha sonra da batıya doğru farklı kıtalara yayılmışlardı. Türklerin anayurdu son derece sert bir iklime sahipti.

Bölge kuzeyinde ormanlarla güneyinde ve doğusunda dağlarla çevriliydi. Türklere ilk yurtluk yapan bölgeler uçsuz bucaksız bozkırlar olmuştur. Bölgenin bir parçası olan sert karasal iklim kışların soğuk ve uzun yazların ise sıcak ve kurak geçmesine neden oluyordu. İklimin bu denli sert oluşu Türk milletini mücadeleye zorlamış ve Türk medeniyetinde ana karakterinin belirlenmesinde rol oynamıştır.

Anayurtta Kurulan İlk Türk Medeniyetleri

Türk milletinin tarihi mevcut bulgulara göre M.Ö. 5 bin‘den itibaren başlamaktadır. Anayurtta bu tarihten itibaren çeşitli kültür ve medeniyetler kurmuşlardır. Kronolojik sıra ile:

  • Anav Kültürü (M.Ö. 5000-1000)
  • Afanasyevo Kültürü (M.Ö.3000-2000)
  • Andronovo Kültürü (M.Ö. 2000)
  • Karasuk Kültürü (M.Ö. 2000-M.Ö. 6.yy)

Türk toplulukları bu kültür tabakalarında bazen ayrı bazen beraber yaşamışlardır.

Anav Kültürü (M.Ö.5000-1000)

Türkler Anav kültürü döneminde tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor, kerpiçten yapılmış evlerde oturuyorlardı. Buna en büyük kanıt Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat yakınlarında yapılmış kazılardaki bulgulardır. Bu bölgede güneşte kurutulmuş tuğlalardan yapılmış evler, at, koyun, sığır besiciliğinin yapıldığını gösteren kalıntılar bulunmuştur. Ayrıca bu kazılar Türklerin dokuma, seramik ve bakır eşya yaptıklarını ve bunları kullandıklarını göstermektedir.

Afanasyevo Kültürü (M.Ö.3000-2000)

Afanasyovo kültürü Altay Dağları ve Minusinks Ovası civarında görülüp Kalkotik Çağ‘da var olmuştur. Altay-Sayan Dağları’nın kuzeybatısında yaşanan bu kültür döneminde Türkler avcı ve savaşçı bir toplum olup at ve deve gibi hayvanları ehlileştirmişlerdir. Bakır ve kemikten savaş araçları ve süs eşyaları ile günlük kullanım araçları yapmışlardır. Türkologlar, Altaylar‘da gelişmiş bu kültürün Orhun Nehri ve çevresini de etkisi altına alarak Orta Asya medeniyetinin temelini oluşturduğu fikrini benimsemişlerdir.

Andronovo Kültürü (M.Ö. 2000)

Tunç Çağı toplumları için kullanılan bir terim olan Andronovo kültürü, Altay ve Tanrı Dağları ile Batı Sibirya ve Hazar’ın kuzeydoğusuna kadar uzanan bölgede yaşanmıştır. Bu dönemde Türkler artık tunç ve altını işleyebiliyorlardı. Bu dönemden kalma hayvan figürleri ile süslenmiş kaplar, süs, sofra ve savaş araçları dikkat çekmektedir. Andronovo kültürünün ön-türkler tarafından kurulduğuna dair bazı kanıtlar vardır. Tarihçiler, etnologlar, sanat ve kültür tarihçileri ile dil araştırmacılarının Türklerin anayurdu olarak kabul ettikleri Altay Bölgesi‘nde yapılan arkeolojik araştırmalar, Afanasyevo (M.Ö.3000-2000) ve Andronovo (M.Ö. 2000) kültürlerinin bilhassa Andronovo kültürünün temsilcisi olan ırk Brakisefal Savaşçı Türk ırkının prototipi olduğunu göstermiştir.

Karasuk Kültürü (M.Ö. 2000-M.Ö. 6.yy)

Adını Karasuk Nehri‘nden almış bu kültür Aral Gölü ile Tanrı Dağları, ve Yenisey Irmağı ile Altay Dağları arasında kalan bölgede yaşanmıştır. Türkler dünyada ilk olarak demir madenini işleyen ve çeşitli şekillerde kullanan, eşya yapan millettir. Öyle ki Hindistan, Çin ve Avrupa’dan yüzyıllar önce Türkler demiri işlemişlerdir. Bu devirde Türkler keçeden çadırlar yapıyor, elbiseler dikiyor, dört tekerlekli arabalar yaparak bunları hem savaşta hem de günlük hayatta kullanıyorlardı.

Türkler pek farkında olmasalar da Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.

Fritz Neumark
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı