Kültür

Tolstoy’un Günlüklerindeki Beyaz Ayı Sendromu Nedir?

▪︎İlk olarak bir psikoloji dergisindeki makalede karşılaşılan bu kavram farklı bilim adamları tarafından bilişsel ve sinirsel olarak irdelenmiştir. Bu kavramın ün kazanması ise Tolstoy’un günlüklerinde yer alan ve kardeşiyle arasında geçen bir diyaloğa dayanır. Tolstoy bir gün kardeşine “Şu köşede ayakta dur ve beyaz ayıyı hiç aklına getirme.” demiştir. Hak vereceksiniz ki bu cümleyi duyup yine de yerine getirmek epey zor bir iş. Tolstoy’un kardeşi Nikolay da büyük bir çaba göstermesine rağmen pes ederek aklına getirmeden edemediğini söylemiştir. Bu olay aslında kaçtığımız şeylerin peşimizi bırakmayan bir kabusa dönüşebileceğini göstermektedir.

▪︎Rus yazar Dostoyevski de bir eserinde bu sendrom için kutup ayısına yer vermiş, Inception filminde de bu sendromla ilgili meşhur bir replik kullanılmıştır.

– Sana filler hakkında düşünme desem ne düşünürsün?

– Filleri.

▪︎Beyaz Ayı sendromunun özü aslında bizlere yapılması telkin edilen veya bizim çeşitli sebeplerle yapmaktan kaçındığımız ve zihnimizden uzaklaştırmak istediğimiz fikir ve dürtülerin nasıl kalıcı hale gelebileceğidir. Zihnimiz bu durumdan kurtulmaya çalışırken tam aksine zihnimizde o düşüncelerin daha çok hatırlanmasına ve zihinden uzak tutma konusunda tam tersi bir etki göstermesine neden olmaktadır. Vücudumuz dolayısıyla zihnimiz de bize zarar verecek durumları ortadan kaldırmaya yönelik çalışırken konu olumsuz durum ve düşünceler olduğunda adeta kontrolümüz dışında ve normal işleyişinden uzaklaşmış durumdadır.

▪︎Bu sendrom, şizofreni çalışmalarıyla bilinen Prof. Daniel Wegner tarafından incelenmiştir. Yaptığı çalışmalarda bu sendromun şizofreninin sinirsel işleyiş süreciyle benzerlik gösterdiğini tespit eden Wegner bu kompleks sendromu “ironik işleme teorisi” olarak adlandırmıştır.

▪︎Wegner hem bu sendromla ilgili çalışmalarda bulunmuş hem de sendroma dair belli başlı tavsiyeler sunmuştur.

  • Bir düşünceyi zihninizden dağıtmak için farklı bir şey düşünün. Yani dikkatinizi dağıtacak yeni bir fikir üretin.
  • Düşüncelerinizi ileri bir tarihe erteleyin. Çok fazla çaba gerekiyor olabilir fakat ciddi bir telkinle düşünmeyi başka bir zamana erteleyebilirsiniz.
  • Aynı anda birden fazla iş yapmaktan kaçının. Bu beyninize fazla yükleme yapmak demek. Araştırmalara göre de böyle yapan insanların zihinlerinde istemedikleri düşünceler daha çok belirmektedir.
  • Dr. Wegner’ın “en acılı yöntem” olarak nitelendirdiği yönteme geldi sıra. Tam aksine düşünün diyor Wegner. Fakat kontrollü olarak elbette. Düşünmekten kaçındığınız fikirleri kontrollü düşündüğünüzde bu düşünceler kontrolünüz dışında aklınıza gelmemeye başlar.
  • Zor bir yöntemden sonra belki de aralarındaki en kolay yöntem nefes egzersizleridir. Düzenli ve dikkatli nefes egzersizlerinin üzerimizde yatıştırıcı bir etkisi vardır. Ayrıca Amerikalı beyin bilimci Dr. Richard Davidson’un Tibetli rahiplerin beyinleri üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda nefes egzersizlerinin zihin dalgalarını kontrol edebileceği ortaya çıkmıştır.

▪︎Adını duyduğumda ilgimi çeken bu sendromu araştırdığımda aslında ne kadar çok yaşadığımızın farkına vardım. Sizler de okuduğunuzda kendinizin de yaşadığını göreceksiniz. Konu hakkındaki fikirlerinizi bizimle paylaşabilir ve yorum yapabilirsiniz. 🙂

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı