Kültür

Sıradışı Yaşam Tarzlarıyla Anaerkil Toplum Mosuolar

Sosyal ve ekonomik yaşamın tamamen kadınların kontrolünde olduğu anaerkil olarak kabul edilen bir toplum yapısından bahsedeceğiz bugün. Çin’in güneybatısındaki Himalayalarda yaşamlarını sürdüren, mülkiyet, evin geçimi ve miras konularında erkeğe söz hakkı tanınmayan şu ana kadar alışılmışın dışında bir toplumun temsili Mosuo kabilesi gerçekten sıradışı yaşam tarzlarıyla insanı hayrete düşürüyor. Mosuo kabilesi sadece kadının egemen olduğu bir toplum olmasıyla değil soyun da kadınlar üzerinden takip edilmesiyle de ilginç bir konu haline geliyor. Haliyle ataerkil toplumların aksine kadınlardan beklenen şey kız çocuğu doğurmaları oluyor.

Dünyada çok nadir görülen anaerkil yapısıyla bu kabile nüfus bakımından Lugu Gölü etrafında yoğunlaşmıştır. Kadın egemen bu toplumda aile reisinin de bir kadın olması su götürmez bir gerçek. Ailedeki en büyük kadın bu ünvana sahip ve çocuklar da annelerinin soy isimlerini taşıyorlar.

Bu kabilenin taşıdığı birçok özellik açısından ilgi çekici olduklarını evlilik konusundaki düşünce ve uygulamalarından da açıkça anlayabiliyoruz. Evlilik anlayışları hepimizin bildiğinden ve gördüğünden çok daha farklı. “Gezen evlilik” adını taşıyan bu ilginç geleneğe göre erkekler yalnızca geceleri, evlendikleri kadının evine gelebilir ve şafak sökerken evden ayrılırlar. Yani aslında evin geçimi ve çocukların bakımı konusunda babaların herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte bu sorumluluk ailenin dayısına bırakılmış. Hatta erkekler ömürleri boyunca annelerinin evinde yaşamaktadırlar. Onlar için geçerli bir başka konu ise kazandıkları parayı aile reisine bırakmakla yükümlü olmaları.

Evlenmeden önceki tanışma şekilleri ve birbirlerine evet demeleri de bir başka ilginç konu. Şöyle ki zaman zaman düzenlenen dans törenlerinde el ele dans eden kadın ve erkekler hoşlandıkları kişinin eline 3 kere dokunuyor ve aynı karşılığı aldıklarında şayet birbirlerini tanıyıp anlaşmışlarsa yürüyen evlilik dedikleri olay başlamış oluyor.

Mosuo kabilesinde kadınların söz hakkına sahip olması ve erkeklerin herhangi bir hak ve sorumluluğunun olmaması durumun göründüğü kadar parlak olduğu anlamını taşımıyor. Kadınlar için tüm yükü taşımak demek günümüz insanlarının algısında da yer etmiş olan yemek pişirmek ve temizlik gibi kadına yüklenmiş görevlerin dışında tarlada çalışmanın ve dokumacılığın da kadınların görev tanımı içerisinde olması demek. İşin aslı bu kabilenin kadınları yoğun ve yorucu bir tempoya ayak uydurmak zorunda.

Kabilenin yerel dilinde baba, amca, damat, gelin gibi bazı kavramlar bulunmuyor. Hayatlarına almadıkları bu kavramların yoksunluğu da onlara fayda sağlamış gibi ki hayatlarından memnun görünüyorlar. Çünkü dile getirdiklerine göre boşanma krizleri, gelin ve kaynana arasındaki tartışmalar da bu toplumda yer etmemiş. Ayrıca kadınların egemen olmasının toplumdaki şiddet, tecavüz, hırsızlık vb. suçların da en az seviyede tutulmasında önemli olduğunu ifade ediyorlar.

Mosuolar sahip oldukları kültür ve jeneolojik (soy bilimi) açısından farklı bir milliyet olmalarına rağmen Çin onları resmen tanımıyor. 40 bin nüfuslu Mosuolar 300 bine yakın nüfuslu Nakhi milliyetinin alt kimliği olarak ifade ediliyor fakat iki toplum da birbirinden belirgin farklarla ayrılıyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı