KültürTarih

Osmanlı Dönemi’nde Yapılan İnşaat Sahtekarlıkları

Bazı insanlarda, az emekle ya da mümkünse hiç emek harcamadan çok kazanma hırsı vardır. Bu tür insanlar kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutarlar. Onlar için kâr ve kazanç getiren her yol mübahtır. Zaman olur, toplumda herkesin dışladığı ve nefret ettiği biri olarak karşınıza çıkarlar; zaman olur, önemli bir mevkide söz sahibi olarak görürsünüz onları. Bu durumda verecekleri zararların boyutları daha da geniş olur.

Hemen her meslekte, her yerde ve her iş kolunda bu tiplere rastlamak mümkündür. Böylelerinin inşaat sektöründe neler yapabileceklerini düşünebiliyor musunuz? Kendilerini mühendis ve usta olarak tanıtırlar, kullandıkları malzemeden çalarlar, çalıştırdıkları işçinin ücretlerini noksan öderler. Yaptıkları en tehlikeli şey de bir bina için gerekli olan malzeme ile birkaç bina yapmaya kalkışmalarıdır. Yaparlar ve çok para da kazanırlar. Fakat en ufak bir yer sarsıntısı ile malzemeden çalarak yaptıkları binaların çökmesi sonucu binlerce insanın ölmesi ve bir o kadarının da sakat kalması onları hiç ilgilendirmez. Bu tür insanlar yeni ortaya çıkmış değillerdir.

Tarihimizin birçok döneminde onları görmek mümkündür. XVI. yüzyıl Osmanlı hükümdarlarından III. Murat’ın bunlarla nasıl mücadele ettiğini anlamak için aşağıdaki fermanı birlikte inceleyelim:

“Hassa Mimarbaşım Sinan’a emirdir,
Rumeli’den ve başka yerlerden gelerek marangozluk ve inşaatçılıktan anlamadıkları halde, ellerine bir metre alarak ustalık taslayanların yapmış oldukları evlerin, ocaklarının tutuşarak yandığını bildirmişsin. Acilen buyurdum ki, emrimi aldığında mimarlık ilminden haberi olmayanların faaliyetlerini engelleyesin.”

III. Murat

Görüldüğü gibi burada kendine mimar süsü veren bilgisiz ve sahtekârların zararlı olduklarına dikkat çekilip bu gibilere engel olunması ifade edilmektedir.

“Tekfur Dağı Kadısı’na emirdir,
Kazanıza bağlı Hürnam Beldesi’nde işlenerek İstanbul’da satılan kiremitler, eskiden olduğu gibi iyi işlenmemektedir. Kalıbı daha küçük, pişirilmesi yetersizdir. Kiremit üretimindeki hileyi ve sahtekârlığı önlemek için sana örnek kalıp gönderiyorum. Buyurdum ki kiremit üreticilerine sıkı tembih edip gönderilen örneğe uygun çalışmalarını sağlayasın ve emrime aykırı iş görmeyesin.”

III. Murat
III. Murat

“İstanbul Kadısı’na emirdir,
İstanbul’da kullanılan keresteler eskiden olduğu gibi kaliteli ve sağlam değildir. Bundan yapılan binalar zarar görmektedir. Bundan sonra eskiden olduğu gibi direk cinsinin iyisinin uzunluğu 8 zira (dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan uzunluğa zira denir), adisinin uzunluğu ise 4 ve 3 zira, yassılığı yedi parmak, kalınlığı 5 parmak; Karadeniz çubuğunun uzunluğu 10-12 zira, arık merteğinin uzunluğu 5 zira olup… eksik olmamasını emredip buyurdum ki, emrimi aldığında odun kesip getirenlere sıkı tembih edesin. Bundan sonra getirdikleri keresteler yukarıdaki ölçülerden eksik olmasın ve en iyisi getirilsin. Emrolunandan eksik getirenlerin haklarından gelinsin.”

III. Murat

Alınan tüm bu yasal önlemlere karşın günümüzde de olduğu gibi inşaat sahtekârlarının sonu gelmedi; fakat en azından yaygınlaşması önlenmiş oldu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı