Bilim

Murphy Kanunlarıyla Yaşamak

MURPHY KANUNLARI

“Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir.”
Bu söz size tanıdık geliyor mu? Ya da hayatınızda yaşadığınız anlar ve bu söz arasında bir bağlantı kurabildiniz mi? Bu cümle Murphy Kanunları’nın temelini oluşturuyor aslında. Her zaman bir şeylerin ters gittiğini düşünürüz ya Amerikalı Mühendis Edward A. Murphy de bizim yaşadığımız bu terslikler için böyle özdeyişler geliştirmiş. Şimdi bu özdeyişlere bir bakalım ve hayatımızdaki Murphy Kanunları’na bir göz atalım. Sanırım okurken hepiniz ” Ya gerçekten böyle.” , “Hep böyle oluyor.” gibi cümleler kuracaksınız. Yine de siz bunlara olumsuzluk olarak bakmayın ve okurken de keyfini çıkarın.

  Yanlış numara hiç meşgul çalmaz.

Bu birçoğumuzun başına gelmiştir. Aramak istediğimiz numarayı yanlış tuşladığımızda telefonun ucunda tanımadığımız biri hep olur.

 Bozuk bir alet tamire geldiğinde çalışır.

Bu da çok sinir bozucu bir durumdur. Bırakın tamire götürmeyi o kadar deneyip yanınızdaki başka birine verdiğinizde onun bile aleti çalıştırdığı oluyordur. Sonra ağzınızdan şu cümleler dökülür. “2 saattir uğraşıyorum neden olmadı ki?”

 Bir şey üzerinde çalışırken işi bittiğine inandığınız bir aleti yerine kaldırırsanız ona derhal ihtiyacınız olacaktır.

Size en basit örneği vereceğim. Mutfağa ne zaman girip tatlı ya da hamur işi bir şeyler yapmak istesem bu süreçte bir daha kullanmayacağım diye kaşığı mutfak lavobosunun içine attığım çok olmuştur. Sonra nasıl oluyorsa o kaşık bir şekilde lazım olur. Sonuç, kirlenmiş 3 4 kaşık ve elleri belinde, gözlerinden sinirli olduğunu anladığınız bir anne :d

  Yere düşürdüğünüz pazar çantası, daima içinde yumurta olan çantadır.

Yere düşürmeye ne hacet! Bir yere çarpmanız bile yeterlidir o poşeti. Tabi ki mutlaka içinde kırılacak bir şey olanı çarparsınız. Ya da annenizin size “Yoğurdu sallama” cümlesini kurduğunda sizin çoktan onu ayran haline getirmiş olmanız da benim başıma gelen bir örnek sadece.

 Bir tarafınız ne kadar çok kaşınıyorsa elinizin ulaşacağı yerden o kadar uzaktadır.

Aciz kaldığımız bir durum daha. Asla tam olarak ulaşamazsınız.

 Reçelli ekmek ne zaman yere düşse reçelli kısmı hep yere gelir.

Reçelli ekmeği yere düşürdüğünüzde  gözlerinizi kapayıp içinizden “Lütfen halıya bulaşmamış olsun.” diye geçirirken o çoktan sevdiğine kavuşmuş halıyla yeksan olmuştur. Ve eğer annenizin halı takıntısı varsa bu kanun onun hiç hoşuna gitmeyecektir.

Bilgisayarda ne kadar ders çalışırsanız çalışın, anneniz içeri siz oyun oynarken girer.

Annelerimiz ve bizi kontrol etme alışkanlıkları… Keşke zamanlamayı da ayarlayabilseler. 2 saat ders çalışmış ve oyuna daha yeni başlamışken adeta baskına gelen polis misali beliriverir odanızda. Sonra da ders çalışmamanızdan yakınır. Peki 2 saat boyunca neden gelmedi acaba?

 Kaybettiğiniz bir şeyi ancak onun yerine yenisini aldığınızda bulabilirsiniz.

Artık aynı şeyden elinizde 2 tane var. Ne şahane ama (!)

Bir şey tamir ederken elin tamamen yağlandığında burnun kaşınır.

Ya da bulaşık yıkarken ellerinizde köpükler olduğunda kaşınan burnunuza ne deseniz boş. Diyeceksiniz ki ellerimi yıkayıp kaşıyabilirim. Kânun bu ya, musluk sıkışmış ve siz köpüklü elleriniz kaydığı için suya ulaşamıyorsunuz. Önceki bulaşıklarda neden sıkışmadı acaba ?

 Diş ağrısı gece ve tatil gününde başlar.

Bazen çok önemli işleriniz olduğunda da sebepsiz böyle ağrılara maruz kalabilirsiniz.

Birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.

Karşılaşacağınız en zor durumlardan biridir. Karşınızda bu insanı gördüğünüzde kafanızı çevirir sanki görmemiş gibi yaparsınız ve onun da sizi görmemiş olmasını dilersiniz. Fakat çok üzgünüz size doğru geliyor bile.

 Sinemada sıranın ortasında oturanlar salona en son girerler.

Sinema perdesinde kocaman bir karartı görüyorsanız bilin ki yeni misafirler salona teşrif etmişlerdir. Sakin olun 😉

 Sigara dumanı, her zaman sigara içmeyen kişiye doğru gelir.

Bu durumdan muzdarip birçok kişi vardır diye tahmin ediyorum. Hoşumuza gitse biz de içerdik herhalde.

Ne zaman arabamı yıkasam yağmur yağar, yağmur yağacağı için arabamı yıkamadığımda yağmur yağmaz.

Arabası olanların anlayabileceği bir durum. Doğruluğunu anlamanın tek yolu sizlerin de başına gelip gelmediği.

 Yere düşen her şey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.

Hayat bizi neden bu kadar yoruyor ki ? Alt tarafı koltuğun altına yuvarlanan bilyeyi alacağım. Çocukken çok fazla başımıza gelirdi. Oyun devam etsin diye mecburen almaya çabalıyorduk. Tabi uzanayım derken kolumuzu, koltuğu kaldırırken belimizi incitme ihtimali pahasına.

 Hayattaki en güzel şeyler; ya kanun dışı, ya ahlak dışı ya da şişmanlatıcıdır.

Fast food çok iyi bir örnek olacak sanırım. O lezzetli yiyeceklere gözünüzün ucuyla bile baksanız kilo almış kadar olursunuz.

 Öğretmen, sınav sırasında sadece aptalca bir şey yazdığınız esnada başınıza gelip yazdıklarınızı okur.

Keşke bir şey yazmış olsanız. Bazen öyle bir anda gelir ki kağıdınız üretimden ilk çıkmış haliyle duruyordur önünüzde. Sonra Oscar ödüllerine layık olacak oyunculuğunuzu sergiler ve sanki düşünüyormuş gibi yaparsınız. Peki hep kağıt boşken gelmek zorunda mı?

 Hafta içi gelmeyen uykun hafta sonu gelecektir.

Çok etkileyici bir şey yaptığınızda mutlaka yalnız olursunuz.

Herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştır.

》Bu örneklere bakarak daha önce fikriniz yoksa bile meseleyi anlamışsınızdır. Hepimizin başına bunlardan birkaçı geliyordur zaten. Ama en başta da dediğim gibi kötü şeyler olarak bakmayın. Ne kadar zorluğu, tersliği olsa da hayatınızın tadını çıkarın, eğlenmeyi bilin.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı