Kültür

İstanbul’un Tarihi Güzelliklerinde Saklı Efsaneler

Galata Kulesi Efsaneleri


Galata Kulesi’ne ait efsanelerden en ilginci Romalılara ait olan şu efsanedir: Romalılar kendi devirlerinde Galata Kulesi ile ilgili farklı bir inanışa sahipler. Onlara göre bu kuleye ilk kez çıkan iki aşık mutlaka bir gün evlenirler tabii eğer bu iki aşıktan biri tek başına veya bir başkasıyla bu kuleye daha önce çıkmadıysa. Eğer böyle bir durum söz konusuysa hikayenin tılsımı bozulur.

Bir diğer rivayete göre Galata Kulesi’nin Kız Kulesi’ne aşık olduğu ve bu aşkının da karşılıklı olduğu söylenir. Hatta öyle ki aradaki boğaz nedeniyle bir türlü kavuşamadıkları düşünülür. Günler geçtikçe iki kulenin birbirine özlemi daha da artar. Bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi Avrupa yakasından Anadolu yakasına uçmak için kuleye tırmanır ve yanında Galata Kulesi’nin Kız Kulesi’ne yazdığı
mektupları da taşır. Salacak sahiline yaklaştığında mektupları bırakır ve mektuplar rüzgarın ve dalgaların yardımı ile Kız Kulesi’ne ulaşır. Aşkının karşılıklı olduğunu anlayan Kız Kulesi o günden sonra daha bir güzelleşir. Onun güzelliğini gören Galata Kulesi de bu sayede kendi aşkının da karşılıksız olmadığını anlar.

Anemas Zindanları Efsanesi

Anemas Zindanları Roma döneminden İstanbul’a miras kalan tek yer altı zindanı olmasının yanında yer altındaki tünelleri, labirenti andıran sarnıçları ve 40 odalar adı verilen dar ve derin işkence çukurlarıyla son derece özel bir öneme sahiptir. Bu zindanların sahip olduğu yer altı tünelleri ile ilgili bir efsane de dolaşmaktadır. Anemas Zindanları’nın Blakhernai Sarayı’na bağlandığı zaten bilinen bir gerçektir. Fakat efsaneye göre bu tüneller Sultanahmet Meydanı’nda bulunan Ayasofya’ya kadar uzanmakta ve ayrıca o zamanlar Konstantinopolis olarak bilinen İstanbul’u örümcek ağı misali sarmaktadır. Bu tünellerin tamamı gün yüzüne çıkarılmamış olsa da hem Roma hem de Osmanlı zamanlarında İstanbul’daki yer altı yollarının varlığı konusunda birçok tarihçi ve arkeolog da mutabık kalmıştır.

Süleymaniye Cami Efsanesi

Mimar Sinan’ın yaklaşık 7 yılda tamamladığı kalfalık eseri Süleymaniye Camisi’ne ait birçok hikaye mevcut elbette. Bu hikayelerden ilginç olduğu düşünülen hikaye caminin inşa sürecine dayanıyor. Şöyle ki Mimar Sinan yapının inşaatını temelinin oturması gerektiğini sebep göstererek bir süreliğine durdurma kararı almıştır. İnşaatın durduğu haberi kulağına çalınan Safevi Şahı bunun sebebinin ekonomik sebeplere dayandığını düşünerek Osmanlıyı küçük düşürmek adına bir sandık mücevher göndererek caminin inşasına devam edilebileceğini söylemiştir. Bu duruma çok sinirlenen dönemin Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman tüm hazineyi toz haline getirtip caminin minarelerinden birinin harcına koydurmuştur. Rivayete göre de güneş ışıkları bu mücevherlerin parlamasına neden olmaktadır.

Kız Kulesi Efsanesi

Kız Kulesi ile ilgili en çok bilinen efsane bir kahinin, krala kızının 18 yaşına girdiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceğini söylemesidir. Bunun üzerine kral kızını korumak adına denizin ortasındaki kuleyi onararak yılanın oraya ulaşamayacağını da düşündüğü için kızını oraya gönderir. Fakat kahinin dediği gibi kızın kaderi bir yılan tarafından sokulmak olduğu için bu kule de kızı koruyamaz. Çünkü kuleye gönderilen meyve sepetinin içerisinde bir yılan gizlenmiştir. Hizmetçiler tarafından hazırlanan meyve tabağına sokulan yılan kralın uyuyan kızının başucuna koyulan meyve tabağından çıkarak zehrini kızın üzerine boşaltır. Olup bitenleri duyan kral kızının ölümüne çok üzülür ve ona demirden bir tabut yaptırır. Bu tabut Ayasofya’nın giriş kapısının üzerine bırakılır. Günümüzde tabutun üzerinde iki delik olmasını yılanın öldükten sonra da prensesi rahat bırakmadığına yoranlar vardır.

Sanırım kuleye ait en az bilinen efsane de Seyyid Battal Gazi hakkındakidir. Efsaneye göre Battal Gazi o dönemin İslam halifesi Harun Reşit ve ordusuyla beraber İstanbul’un kuşatmasına katılır fakat herhangi bir sonuç alınamayınca İslam ordusu geri çekilmek zorunda kalır. Ordunun içinde yer alan Battal Gazi ise Üsküdar Tekfuru’nun kızına aşık olması sebebiyle Üsküdar’da kalmaya karar verir. Ancak Üsküdar tekfuru durumu anlayınca imparatorun da izniyle kızını Kız Kulesi’ne hapsederek onu Battalgazi’den koparmaya çalışır. Fakat rivayet o ya Battalgazi o gece kuleyi basarak hem kızı hem de kulenin içerisindeki hazineleri de alarak oradan uzaklaşır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı